Oğlum dört sene boyunca hep aynı çocuklarla oynadı. Hem anaokulunda, hem de anaokulu dışında.

Annelerle her hafta çocuklarımız oyun oynasın diye buluşurduk. Çok da güzel oynuyorlardı. Saatlerce birbirleriyle konuşuyorlardı. Almancasını geliştirmesinde büyük etkisi olduğunu düşünüyorum bu oyunların.

6 yaşına geldiklerinde arada birlikte dijital oyun oynamak istiyorlardı. İzin vermiyorduk. Bir iki kere Need for Speed oynamışlardı benimle. Sonra oğlum “Anne sen oynamasan artık” demişti 😂

Kavga ettikleri günlerde ortalık durulsun diye Paw Patrol izledikleri oluyordu. 

Bu ortama çok alışmış olacağımki karşılaştığım bazı görüntüler karşısında şaşkınlığımı gizleyemiyorum. 

Evine misafir olduğumuz ailenin çocuğu Tablet’i alıp bir kenara çekiliyor. Ne anne ne de baba “Hayır şimdi Tablet izleme vakti değil” demiyor. Bu çocuklar 4 yaşında, 5 yaşında, 6 yaşında.

Dijital medyaya karşı değilim. Tam aksine destekliyorum. Günümüzün çocukları medyayı bilinçli kullanmayı öğrenmeli, internetteki tehlikelerden haberdar olmalı, kendini internetteki risklerden nasıl koruyacağını öğrenmeli. Sadece dijital medyayı değil, dijital medyada geçirdiği zamanı da nasıl kullanacağını öğrenmeli.

Herşeyin bir yeri ve zamanı var. 

Tabletin yeri çocukların oyun oynamak için bir araya geldiği yer değil. 

Çocuğun arkadaşıyla konuşup sosyalleşeceği ortamda Tablet araya girip çocukları susturmamalı. 

Hoplayıp zıplayacak çocuklar saatlerce Tablet’in başında oturmamalı.

Çocuk evde görmediği görüntüleri ailesinin güven duyduğu bir evde de görmemeli.

Evinde Tablet olan çocuklar zaten yalnızken oyun oynuyor, bir şeyler izliyorlar. Diğer çocuklarla bir araya geldiklerinde Tablet’in ortaya çıkmasına gerek var mı?

Kendinizi bu konuda çaresiz hissediyorsanız, hissetmeyin. Bu konularda senelerdir çalışmalar yapılıyor. SchauHin, KlickSafe gibi siteler ailelere özel kitapçıklar yayınlıyor. Bu kitapçıklardan faydalanarak çocuklarınıza medyayı bilinçli kullanmayı öğretebilirsiniz.

Bunlar da bizim 6,5 yaşındaki oğlumuzun dijital medya eğitimini desteklerken kullandığımız metodlar:

👉🏻Tableti almadan önce anlaşma yapıyoruz. 

“Saat 15:00 de dijital medya saatimiz bitiyor. Sen saat 15:00 de Tableti kendin yerine koy.” Bu şekilde Tablet’i kendi isteğiyle aldığı gibi kendi isteğiyle bırakmasını da öğreniyor.

👉🏻Odasında tek başına Tablet kullanmasına izin vermiyoruz. O kullanırken Tablet’ten gelen sesi dinliyorum. 

👉🏻Yaşına uygun olmayan oyunlar oynamayacağına dair anlaşıyoruz. 

“Bu oyunu neden oynayamam?”

“Çünkü 12 yaşında değilsin. 6 yaşındaki çocukların oynayabileceği bir oyun olsaydı 6 yaş için hazırlanırdı bu oyun.”

👉🏻İnternetin riskli yönlerini sürekli konuşuyoruz. Yetişkinlerle konuştuğumuz gibi.

👉🏻Reklam içeren oyunların kaliteli oyunlar olmadığını anlatıyorum. İstediği oyun iyi bir oyunsa satın alabileceğimi söylüyorum.

👉🏻İki seçeneği var. Birlikte yaptığımız anlaşmaya uymak veya Tablet’i hiç kullanmamak. Bazı günlerde bu kuralı hatırlatıyorum.

👉🏻Evimize çocuk geleceği zaman Tablet kullanılmayacağına dair anlaşma yapıyoruz. Çocuk geldikten sonra Tablet’i istemişse çocuk gittikten sonra bu konuyu tekrar konuşuyoruz. Bazen çocuklar gelmeden önce aktivite planlıyoruz: Birlikte kurabiye yapmak, kitap okumak, bahçede suda oynamak gibi gibi.

Gittiğimiz yerlerde farklı manzaralara şahit olunca “Onlara anneleri izin veriyor. Sen niye izin vermiyorsun?” demeye başladı 🙄

‘Çünkü her ailede farklı kurallar var.’

👉🏻 Tablet gündelik programın bir parçası: 

Temiz havaya çıkmak

Spor yapmak/Dans etmek

Kitap okumak

Birşeyler üretmek

Muhabbet ederek günü değerlendirmek

Dijital medya saati

👉🏻Ziyaretlerde ortaya çıkan Tablet veya telefonlar için henüz bir çare bulamadım🙄

Ev buluşmalarımız dijital buluşmaya dönmeye devam ederse sanırım dijital medyanın olmadığı yerlerde buluşuruz. Mesela çocuk parkında.

Sizin metodlarınız neler? 

CategoriesGenel
  1. Asuman says:

    Bizde sadece haftasonlari birer saat oynama kuralı koyduk…tabi sebeplerini açıklayarak ve birlikte karar vererek…haftaici cok sıkılıyorlar ama en nihayetinde cok güzel oyunlar kuruyorlar abla kardeş….

    1. meryemundmaria says:

      Sıkılmak da iyi birşey aslında:) Sıkılan insan üretiyor. Bazen oğlum ‘Anne canım sıkılıyor’ dediğinde ‘Olabilir, bazen benim de canım sıkılıyor. Ne yapabilirim diye düşünüyorum. Sen de düşün’ diyorum 🙂

      1. Sümeyra says:

        Bizde geçen yıl yalnızca hafta sonu bir gün oynayabiliyorlardı abi kardeş. Bu yıl ise her gün 30 dakika kuralı getirdik. Ayrıca her oyunu indirme alışkanlıkları vardı, çok şükür onu da bu yıl halletmiş olduk. Artık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir